100 TL ve üzeri tüm siparişlerinizde kargo ücretsiz!
0 Sepetim
Sepete eklendi
    Sepetinizde 1 ürün var
    Sepetinizde 1 ürün var
    Toplam
    Alışverişi Tamamla Alışverişe Devam Et

    Garage Blog

    Yeni Sezon, Yeni Renk: Desert Red!

    Yeni Sezon, Yeni Renk: Desert Red!

    Sonbahara girerken saçınızda bir değişiklik yapmayı düşünüyorsanız size bir önerim var.

    Desert Red!

    Eğer son zamanlarda bizi Instagram’da takip ediyorsanız, ara ara Desert Red renklendirme örneklerimizle karşılaşmışsınızdır. Sonbaharın yanık tonlarını taşıyan, ismini çölde gün batımından alan Desert Red sadece yeni bir renk değil aynı zamanda yaz boyunca kırılmış, hırpalanmış, uçları S.O.S veren saçlarınız için de tam bir kurtarıcı çözüm. 

    Birçok renk uygulamasında yaptığımız gibi bizi üne kavuşturan özel formülümüz Desert Red için de geçerli. Yani saçlarınızda parlak bakır parlamalar olacak diye korkuyorsanız, özel pigmentasyon tekniğimiz sayesinde hiç korkmayın! :)

    Yazı boyunca kendi stüdyolarımızda uyguladığımız bazı örnekleri sizinle paylaştım. Bu arada bizi çok mutlu eden bir şey de bu rengin artık müşterilerimiz tarafından da özellikle talep görmesi. Garage Hair Repair müdavimleri için şu sıralar “artık sonbahar geldi, Desert Red’e geçsek mi?” sorusu küçük bir ritüel halini aldı.

    Bu uygulamanın diğer bir iyi tarafı da, isterseniz geçici olarak (6 haftalık) da uygulanabilmesi. Sonrasında kolayca sarı tonlara geri dönebilirsiniz. Ayrıca alışılagelmiş alev tonlarında kızıllar gibi biraz solsa da kötü durmuyor. Aksine doğallığını koruyor.

    Hem saçlarınızı dinlendirecek hem de yüzünüze sıcaklık katacak Desert Red’i denemek isterseniz sizi de Garage Studio’ya bekliyorum!

    Sevgiler,

    Ahmet 

    #desertred @garagenisantasi

    Ahmet Çoban (@ahmetcobain)'in paylaştığı bir gönderi ()

     

     

    Garage Hair Repair Studio İzmir’i Çok Sevdi!

    Garage Hair Repair Studio İzmir’i Çok Sevdi!

    Bir süredir şehir dışında ilk açılışımızı yapmak için planlar yapıyorduk. İzmir öncelikli olarak aklımızda bulunan rotalardandı. İlk olduğu için de çok sevinçliyiz. İzmir hakkındaki beklentilerimiz konusunda hiç yanılmamışız. Burası çok pozitif ve güzel bir şehir. Kadınlarının güzelliği mi şehre yansıyor yoksa şehrin güzelliği mi kadınlara bilemiyorum. Sanırım pozitif bir etkileşim söz konusu. İstanbul’a gelen birçok müşterimiz vardı zaten bu bölgeden, şimdi onları Alsancak şubemizde ağırlıyoruz ve onun da ötesinde çok yoğun bir ilgi ile karşılandık. Ayrıca İzmir’in bakımlı kadınları trendleri ve bizi yakından takip ettikleri için kendimizi anlatmakta hiç zorluk yaşamadık. Sanki hep burada bir şubemiz vardı ve sanki onlar da uzun zamandır kuaför olarak bizi tercih ediyorlardı.

    Ben her pazartesi Alsancak şubemizde bulunmaya gayret gösteriyorum. Mayıs ayının başından beri yaptığım bu seyahatler bana kısa kısa, nefes aldıran tatiller, dinlenme fırsatları gibi oldu. Arada bir erkenden gelip Çeşme’de, Alaçatı’da yaptığımız haftasonu kaçamakları da işin cabası. Alsancak Stüdyo müdürümüz ise ekibimizin en sevilen, en yetenekli üyelerinden Murat Deler. Önceki dönemde İstanbul’daki şubelerimizde de yöneticilik deneyimi olan Murat, güleryüzlü yapısı ve trendleri yakından takip eden profesyonel tarzı ile sizi hayalinizdeki saçlara kavuşturmak için Alsancak Garage Studio’da bekliyor.

    Murat Deler ile yaptığımız kısa röportaj için lütfen tıklayınız. 

    Garage Hair Repair Studio’nun En Popüler Uygulamaları

    Garage Hair Repair Studio’nun En Popüler Uygulamaları

    Brushlight Nedir? 

    Brushlight, bizim patentini aldığımız özel fırça tasarımımızın ismi. Bu fırça ile yaptığımız açıklı/koyulu geçişleri olan boyamalara da yine Brushlight diyoruz. Brushlight fırça, hem köklerden ortalara doğru boyayı doğal geçişlerle taşımak, hem de saçın doğal rengine, 2 tona kadar sanki güneşten açılmışçasına natürel highlight’lar vermek için ideal. Bu uygulama bizim ünümüzü başka bir noktaya taşıdı. Çünkü hangi saçı ne kadar açmamız gerekiyor, ne sıklıkla highlightlar verilmeli kişiye göre üzerinde ince hesaplamalar yaptıktan sonra uygulamaya geçiyoruz. Bu hesaplamalarda yüz şeklinin, ten renginin, saçın kalınlığının, gürlüğünün ve dalgasının önemli rolü oluyor.

    Brushlight uygulaması ilk defa boya yaptırmak ve saç renklerini açmak isteyen müşterilerimiz için iyi bir başlangıç noktası. Ayrıca boya için yaşı daha erken olanlar için de… Çünkü saçın doğal rengi ile oynamamız gerekmiyor ve üzerine en natürel sonucu uygulamaya çalışıyoruz. Brushlight sayesinde balyaj, gölge gibi uygulamalara karşı olduğunu söyleyen birçok müşterimizin fikrini değiştirdiğimizi söyleyebiliriz.

    Transparan Boya Nedir? 

    Saçlarınızda ilk beyaz telleri gördüğünüzde panik olmuş muydunuz? Belki benim gibi yaşınızdan erken beyazlamaya başladı saçlarınız, belki artık saçlarım doğal görünmeyecek diye üzülüyorsunuz, belki de yaşlanmaktan korkuyorsunuz…

    Öncelikle her yaşın farklı bir güzelliği var Süperstar Ajda’nın dediği gibi. Ayrıca olgun bir güzellik verdiği de kesin, mesela Linda Rodin bunun en güzel örneklerinden biri. Ama siz saçım yaşımı ele vermesin diyorsanız ve aradığınız doğal bir çözümse cevap transparan boya. %60-70 oranında renk veren boyamızı kullanarak lokal uygulamalarla son derece doğal bir sonuç yakalayabiliyoruz hem de uzun süre kullanabiliyorsunuz.

    Pigmentasyon Nedir?

    Doğallığın bizim için ne kadar önemli olduğundan hiç bahsetmiş miydim? Sanırım her konu içinde defalarca doğal/natürel kelimelerinin geçmesinden siz bunu anlamışsınızdır. Doğal ve sağlıklı saçların hiç geçmeyen bir trendi olduğunu düşünüyorum. Biz de böyle trendler ötesi bir güzelliğin peşinden koşuyoruz.

    Bu nedenle yaptığımız tüm uygulamalarda bu natürelliği yakalamak çok önemli. Yani saçınızın renginde bir farklılık yaptıysak, sizi gören arkadaşınız saçına ne yaptırdın diye sormamalı. Bugün ne güzelsin diye düşünmeli bana göre.

    Bu nedenle saçınızdaki highlightların zamanla kızarıp tonlarının bozulmasına çözüm olarak sürekli saçınızın rengini açarak açık ve koyu tonlar arasında dengeyi kaybetmek yerine, “pigmentasyon” uygulaması ile kızarıklığı alıyoruz. Aynı zamanda saç diplerinize natürel bir ton da veriyoruz.

    Böylece saçlarınızı sık sık baştan boyatmak yerine daha az kuaför koltuğunda oturmuş oluyorsunuz. Hem zaman tasarrufu hem de natürel sonuç (natürel kelimesini çok kullandığımı söylemiş miydim?).

     

    @garageizmir ⭐️⭐️⭐️⭐️

    Ahmet Çoban (@ahmetcobain)'in paylaştığı bir gönderi ()

     

     

    Merhaba!

    Merhaba!

    Merhaba!

    Ben Ahmet Çoban. 

    Garage Hair Repair Studio isimli kuaför zincirinin ve Garage Organics saç bakım markasının kurucusuyum. 20 yıla yakın meslek hayatımda edindiğim birçok deneyim ve kafamda zamanla olgunlaşan hayallerimin meyveleri olan bu iki marka ile saç tasarım ve bakım alanında yepyeni ve farklı bir şeylere imza atmak istedim hep. 

    Çünkü çalışma hayatımda gördüğüm hatalar vardı, başarısız olduğu halde devam eden uygulamalar, dünya trendlerinden kopuk kesimler, renklendirmeler, saçları sağlığından mahrum bırakan ürünler… İşte tüm bunları değiştirmek hayali ile yola çıktım. 

    Hala da yolculuğum devam ediyor tabii ki, her gün bir şeyler öğrenmeye, yapabildiklerimi geliştirmek için çalışmaya devam ediyorum. Bu yolda medyadan, dünyadaki başarılı kuaförlerden, fikir önderlerinden, moda dünyasından besleniyorum kuşkusuz ama inanın en büyük ilhamı saçlarını bana emanet eden müşterilerimden alıyorum aslında. Onların saçlarıyla ilgili yaşadıkları gerçek sorunlardan, neredeyse “terzi işi” işlenmiş hayallerinden, bu hayalleri aktarırken farklı farklı  detaylara olan hassasiyetlerinden. 

    Ve bu anlattıklarınızın hepsini aklımın bir köşesine not ettim, ona göre araştırdım, denemeler yaptım, iş dışında bile ara ara kendimi nasıl cevap bulabilirim diye düşünürken buldum. 

    En güzel ödülüm ise koltuktan kalkarken kendinize baktığınızda gözünüzdeki ışıltı oldu. İnanın bu ışıltıyı göremezsem sorun neyse çözmek için uğraşıyorum. Ama dedim ya geçmişte kuaförlerin yaptığı yanlışları gözlemlemiştim bol bol ve çözüm üretmeye çalışmıştım. 

    İşte bunun için ilk yapmaya çalıştığım kendimize özel bir menü yaratmak oldu. Çünkü röfle, balyaj, gölge vs. gibi birçok terim havalarda uçuşuyordu ama bunların bir standardı yoktu. 

    Ben de dedim ki biz ekibimle beraber kendimize yepyeni bir terminoloji yaratalım. Böylece hem kendi ezberlerimizi unutalım hem de müşterimizin sanki Starbucks’tan kahve ısmarlar gibi rahatça hizmet almasını sağlayalım. 

    İşte bu yolda ilk olarak lügatımıza giren Ombre oldu. Gerçi o konuda sektörde biraz yanlış anlaşıldığımız anlar da olmadı değil. Bize göre Ombre yukarıda da bahsettiğim saç açma/koyultma işlemlerinin şerit görüntüsü, bantlar, tel tel renk kaymaları olmadan iyice harmanlanarak doğal geçişlerle hazırlanması işlemlerinin toplu ismidir. Ombre diğer tüm iki renkli işlemlerimizi içinde barındırır. Yoksa bazen sanıldığının ve söylendiğinin aksine Ombre’nin mucidi biz değiliz ve böyle bir iddiamız da olmadı. Sadece doğru anlamda uygulamaya çalıştık ve altında brushlight, sunkissed, transparan boya, pigmentasyon gibi farklı alanlar yarattık. 

    Şimdi gelin isterseniz bizimle markalaşmış olan asıl uygulamalardan biraz bahsedelim.