100 TL ve üzeri tüm siparişlerinizde kargo ücretsiz!
0 Sepetim
Sepete eklendi
    Sepetinizde 1 ürün var
    Sepetinizde 1 ürün var
    Toplam
    Alışverişi Tamamla Alışverişe Devam Et

    Garage Blog

    Blog Menüsü
    Sık Sık Kullanıyorum Da Ne Demek İstiyorum: Geçiş Ne Demek?

    Sık Sık Kullanıyorum Da Ne Demek İstiyorum: Geçiş Ne Demek?

    Son dönemde Instagram’daki birçok post’umun altında aynı şey yazıyor fark etmişsinizdir: “Ombe, sombre, high/lowlight gibi işlemleri yaptırmak kolay, önemli olan renk geçişleri ve iki rengin birbirine olan ahengi.”  

    Sürekli yazmaktan ya da bana soranlara anlatmaktan sıkılmayacağım bir konu aslında GEÇİŞ. Yani renk uygulamaları arasında ek yeri gibi durmayan ya da bant görüntüsü yaratmayan homojen geçişleri sağlamak. Bu konunun üzerinde özellikle durmamın bir nedeni sadece saçlarını ombre gibi işlemlerle bölgesel olarak aydınlatmak isteyenleri ilgilendirmemesi. Doğru geçişler birçok işlem için önemli. 

    Diyelim ki saçınızda artık boya istemiyorsunuz ve natürel renginize dönmeye karar verdiniz. Ama bu çok zor bir karardır. Hatta o kadar sabır ister ki sırf sürece dayanması zor olduğundan kadınlar boyalarından vazgeçemez. Ama geçişlerin doğru şekilde bölgesel uygulaması ile aslında natürel köklerinizi rahatlıkla açılmış uçlarınıza bağlayabiliriz ve “doğala geçiş”i de rahat bir hale getirebiliriz.  

     

    Bu gönderiyi Instagram'da gör

    #röfle #gölge #highlight #lowlight #ombre #sombre #brushlight #facelight gibi işlemleri yaptırmak çok kolay önemli olan renk geçişleri ve iki rengin birbirine olan ahengi. . Applications like highlight ombre sombre ... are easy to achieve. The important thing is blending the colors harmoniously creating the right color transitions . #hairstyles#americansalon##layers#oneshot##modernsalon#lob#chop#highlights#undercut#blonde #imakevideos #transformationhair #btconeshot_haircut18 #behindthechair#cosmoprofbeauty #sonbaharrenkleri .#sakinleştiricibakım .#ahmetcobain #ghostcut. . . . .@garagehairrepairstudio @garagecaddebostan @garagenisantasi @garageizmir @mustinnn @onur_camur @guneyaslanofficial @gokhanunlu_ @garage_superman @tanerizmm @zulfikarozen @emreyaz83 @bymustafarsln @makeup_zubeydekayci @busactambenlik @caglar_caglayann @azizakbabaofficial @oknnklcc @garagehairmetin @buleentakcay @idilbirincimakeup @sedat.taskiran @merthannn @merthannn1 @mavissekerr @aynur_nail_art @cagla_sertgel @alevmesee @yilmazcobain

    Ahmet Çoban - Garage️ (@garagehairrepairstudio)'in paylaştığı bir gönderi ()

     

    Ya da diyelim ki saçınızda severek kullandığınız bir renk açma işleminiz var ama orta kısımlarda saçlarınızın zemini nedeniyle kızarmalar oluyor ve bakırlaşan teller saçınızın tamamını kötü gösteriyor. Normalde bunu düzelttirmek için sıfırdan aynı işlemi düzenli olarak yaptırmak gerektiği düşünülür ama hayır biz bu sorunu da aslında bölgesel uygulanan, doğru geçiş işlemleri ile aşabiliyoruz.  

    Benim için önemli olan saçınıza olabildiğince az kimyasal değdirmek. Böylece saçlarınızın daha az yıpranmasını sağlamak. Çünkü evinizin sağlam temeli gibi (ya da iyi arkadaşlıkların) saçlarınızdaki boya, ombre hatta fön gibi işlemleri iyi gösteren sağlıklı bir temeldir.  

    İşte bir süredir sürekli bahsettiğim ve sosyal medyada sektörün popüler sözü haline gelen “geçiş” kelimesini üzerine bastıra bastıra tekrarladığımda ben aslında bunları anlatmak istiyorum. Eğer saçınızın geçişlerinden memnun değilseniz ya da böylesine lokal dokunuşlarla bir yeniliğe, düzeltmeye ya da doğallığa dönüşe ihtiyacınız varsa bizden bir tanışma randevusu alın. Gelin konuşalım, size en yakışanı beraberce bulalım. 

    Sevgilerimle, 

    Ahmet 

    Garage Organics Vücut Serisini Yakından Tanıyın!

    Garage Organics Vücut Serisini Yakından Tanıyın!

    Garage Organics’in saç serisine göre daha geride durmayı tercih eden ama aslen oldukça iddialı olan vücut ürünlerini sizin için troppodonna.com adına denedim, içeriklerini inceledim ve Garage Blog için bir “Review” yazısı hazırladım. İşte keşfetmeniz gereken cevherleriyle Garage Organics! En Büyük Favorim Relief Lotion  

    Genelde favoriler sona saklanır. Kart oyunlarında as gibi ama ben heyecanıma engel olamayarak baştan ilan ediyorum: Relief Lotion benzeri bir ürün şu ana kadar kullanmamıştım. Şöyle düşünün; çok yoğun bir ofis günü geçirdiniz, sürekli topuklu ayakkabılarla ayakta kaldınız. Ya da hosteslik, öğretmenlik vs. gibi zaten saatlerinizi böyle geçirdiğiniz bir rutininiz var. Veya hamilesiniz, bacaklarınız ve ayaklarınız çok şişiyor. Ödem sorununuz var. En son senaryom ise spor olsun. Tüm bunlar ya da sadece iyi hissetmek için Relief Lotion’ı denemelisiniz. İçerisindeki nane yağı hem müthiş bir ferahlık hem de en önemlisi ayaklar için antibakteriyel bir bakım sağlıyor. Çay ağacı mantar oluşumunu engelliyor. Adaçayı yoğun terleme ile savaşıyor, ayaklar kuru kalıyor, sporcular için bu iki özellik harika. Eğer spora devam eden çocuğunuz varsa sabahları okula gitmeden deneyebilirsiniz sonuçta organik sertifikalı. Kafur, hafif bir masaj yardımı ile kan dolaşımını arttırarak bacaklardaki ödem ve şişlikleri gideriyor. Hamileler bu sizin içindi. Kısacası Relief Lotion ile banyo sonrasında kendinizi SPA’ya gitmiş gibi hissedebilirsiniz. Banyodan sonra rahat bir yere uzanın ve masaj yaparak ayak ve bacaklarınıza uygulayın, sonra kendinize bir 10 dakika dinlenme süresi tanıyın. Telefonu da bırakın, sosyal medyaya da bakmayın, belki biraz müzik. %99 Saf Pure Aloe ile Yağlanmadan Nemlendirin

    Aloe Vera’nın faydalarını bin yerden okumuşsunuzdur. Binbirinci ve sıkıcı kaynağınız olmaya niyetim yok ama Aloe Vera bitkisinin çölde yetiştiğini ve onca susuzluğa rağmen yemyeşil, taptaze kaldığını hesaba katarsak nasıl bir nem bombası olduğunu hatırlatabiliriz. Bu nedenle özellikle harika bir Aftersun olduğunu biliyorsunuzdur. Ama normal günlerde de cildinizi nemlendirirken yağlanmasından çekiniyorsanız, sivilcelenmeye meyilli bir cildiniz varsa ya da sürdüğünüz kremlerin cildiniz tarafından çabuk emilememesinden şikayetçiyseniz jel formdaki Pure Aloe size uygun. Ayrıca saç için de başarılı bir şekillendirici, jöle gibi duruyor ama onun gibi sertleştirmiyor. O sevdiğimiz ıslak görüntüyü yaratıyor hem de saçın yağlanmasını engelliyor. Bu arada piyasada birçok Aloe Vera ürün var. Bunları da kullanabilirsiniz. Ama bana göre organik sertifikası olması (sertifikanın da ciddi bir kurum tarafından verilmiş olması) çok önemli. Çünkü piyasada uygun fiyatlı bulabileceğiniz birçok Aloe Vera jeli boyalı, çok sayıda katkı maddesi içeren ürünler olabiliyorlar. Yani Aloe Vera jel alırken ambalajları dikkatli okumak gerekiyor.

    Sağlıklı Vücut Losyonu 

    Çoğu zaman vücut bakımı en son geliyor. Çünkü yüzümüz kadar göz önünde değil ve yaşlanmayı/kırışmayı aynada yüzümüze tokat gibi çarpmıyor. Ayrıca biraz zahmetli geldiği de kesin. Çünkü kremler kolay emilmiyor. Giyinmeden beklemek zorunda kalıyoruz vs. Vücut losyonu kullandığımızda ise genelde kokusuna bakarak seçim yapıyoruz. Halbuki önemli dermatologlar her zaman hatırlatıyor ki ürünlerin içindeki parfümler aslında içten içe cildi en çok irite eden ve erken yaşlanmaya neden olan faktörlerden biri. Dikkat ederseniz dermatologların yazdığı reçetelerdeki ürünlerin hiçbiri “rüya gibi/bahar gibi/yaz meltemi gibi” kokmaz. Garage Organics Body Lotion'da çok az bir portakal kabuğu kokusu var. Bu tatlı portakal cildin kolajen yapısını desteklesin diye eklenmiş. Böylece sarkmaları önlemeye yardımcı oluyor. Yani kış boyunca üşenmeyip kullanırsanız yazın ilk bikiniyi giydiğiniz o an ayna karşısında üzülmezsiniz. Ayrıca Aloe Vera ile hücre yeniliyor. Hindistan cevizi yağı ile nemlendiriyor. Bu losyonu sürdüğünüz zaman C vitamininden zengin yapısı sayesinde cilde sağlıklı bir parlaklık veriyor. Bu arada çoğu losyona göre çok hızlı emiliyor. Ayrıca birçok Garage ürünü gibi Body Lotion da Avrupa’nın üst düzey organik sertifikası Cosmos Organics’le tescillenmiş. Yani (eğer içindeki bir bitkiye özel bir alerjisi yoksa) çocuklarınız için de çok uygun.

    Garage Organics Body Wash  

    Bu vücut jelinin yoğun yapısını cildinizde hissediyorsunuz. Hani bazı ürünlerin zengin içerikli olduğunu anlarsınız, bazıları da sabun köpüğü gibi hemen uçuşup gider ya… Body Wash cildinizi kurutmadan temizliyor. Çok ferah bir narenciye kokusu var. Yine Body Lotion’daki kolajen hikayesi burada da devam ediyor. Ayrıca alerji, egzama, kızarıklık, yoğun güneş yanığı gibi nedenlerle hassaslaşan ciltler ve çocuklar için sağlıklı bir sabun alternatifi. 

    Garage Organics Hand Wash 

    Yine vücut jelinde olduğu gibi ellerinizi kurutmadan, deterjan sürüyormuş hissi vermeden nazikçe temizleyen bir el sabunu arıyorsanız Garage Organics Hand Wash limon özlü formülü ile sizi mutlu edecek. Özellikle ellerini çok yıkayan ya da iş nedeni ile çok yıkaması gerekenlerdenseniz böylesi kimyasal içermeyen bir formüle geçmenizi tekrar tekrar öneririm. Çünkü yapılan araştırmalar deterjan benzeri sert temizleyicilerin kemiklere kadar ulaşarak erimeye neden olduğunu ortaya koyuyor.

    Troppodonna.com adına Çağla Bingöl

    Garage Organics’in Harikalarını Yakından Tanıyın!

    Garage Organics’in Harikalarını Yakından Tanıyın!

     Merhaba,  

    Saç bakımı konusunda aklınızın bazen çok karıştığını biliyorum. Ben her zaman müşterilerimin hayatını kolaylaştıran çözümler bulmaya gayret etmiş bir kuaför olarak şimdi size diyorum ki aslında konu bu kadar da karışık olmak zorunda değil. 

    Saçınız ister hiç boyanmamış natürel halinde olsun, ister brushlight, ombre vs. gibi çift renk uygulamalardan geçsin, ister başka farklı işlemler görmüş olsun, en önemli sorunlarından biri nemini kaybetmesidir. Nemini kaybeden saç kurur, kabarır, zor taranır, çabuk kırılır, şekil vermesi zorlaşır, rengi solar, parlaklığını yitirir. Herhangi biri ya da hepsi tanıdık geldi mi?

    Bu nedenle en önemlisi saçınızın içine nüfuz edebilen ürünlerle içten dışa doğru nemini geri kazandırabilmek ve yapısını güçlendirerek nem kaybını önlemek için vitamin, mineral deposu özlerle beslemek. Biz Garage Organics ürünlerinde saçları ince, kalın, kuru, yağlı, dalgalı diye ayırmadan bu sorunları gidermeye yöneldik. Gördüğü işlemlere ve tipine göre bazı saç daha yoğun ve sık uygulama gerektirir bazısı daha az. Bazısında sadece uçlara yoğunlaşmak gerekir, bazısında köklere inmek önemlidir. Ama dediğim gibi doğadan gelen şifalı bitkileri doğru kullanarak güç sizde artık!  

    Bu yazımda yukarıda bahsettiğim düşünce tarzı ile hazırladığımız, anlık değil kalıcı sağlık sağlayan  Garage Organics ürünlerimizi sanki salonumu ziyaret etmişsiniz gibi anlatmak istedim (Ne kadar istesek de herkesle yüz yüze tanışma, sohbet etmek fırsatı bulamıyoruz. Blog en çok bunun için var bana göre.) 

    Doğru Saç Bakımı Doğru Şampuan Seçimi İle Başlar!

     

    Doğru saç bakımı en temel ürün olan doğru şampuan seçimi ile başlar. Çünkü günün sonunda en çok kullandığınız ürün budur. Sadece saçınızın sağlığı düşünülerek hazırlanmış çok özel bir şampuan Garage Organics Hair Wash.  

    Kadın ya da erkek ayrımı yapmadık. Sadece saçta ve kafa derisinde meydana gelebilecek sorunlara yoğunlaştık. Saçınızda aşırı yağlanma sorunu mu var? Aloe vera yönünden zengin formülü ile, kimyasal şampuanlar gibi saçın yağ dengesini bozmadan nazikçe bu sorunu gidermenize yardımcı olur. Kafa derinizin nefes almasını sağlar, gözeneklerini açar ve böylece dökülme ile savaşır. Eğer düzleştirici, keratin, sakinleştirici bakım yaptırdıysanız, sülfatsız bir şampuan arıyorsanız yine Hair Wash’ı kullanmalısınız.

    Egzama probleminiz varsa içeriğindeki soğuk pres ayçiçek yağı ile bu soruna da iyi gelir. Hindistan cevizi yağı ile saça yoğun nem verir. Tiare, başka çok az üründe bulunan, saçın gövdesine nüfuz edebilen doğadaki nadir bitkilerden biridir, böylece saçı içten tamir eder. İçeriğindeki Roucou bitkisi saçınızın pigment yapısını güçlendirmeye ve saç renginin canlı kalmasına yardımcı olur. Bal ile kafa derisinde bakteri oluşumunun ve kepeklenmenin önüne geçer. Seboreik dermatit ile savaşır. Eğer saçınıza ve saç derinize sağlığını tekrar kazandırmak istiyorsanız bu şampuan sizin için ideal bir seçim olacaktır.” 

    Saç Bakım Rutininizi Banyo Öncesine Taşıyın, Pratikleştirin!  

    Önceden saç bakımı için banyoda uzun süreler geçirirdiniz bu da çok pratik olmadığı için genelde alınan ürünler banyonun bir köşesine atılır, unutulurdu. Önemli olan saç bakımı rutinini pratikleştirmek. Garage Organics serisindeki ürünler banyo öncesi kuru saça uygulanıyor.  

    Saç Serumu İle Saçlarınıza Sağlıklı Parlaklığını Geri Kazandırın!  

    En doğal içeriklerle hazırlanmış, besleyici bir bakım serumu arıyorsanız cevabı Garage Organics Hair Serum. Bu serumu yaratırken saçların renk açma / boya, fön gibi uygulamalar nedeni ile zarar gören gövde kısmına yoğunlaştık. Ama eğer uç kısımlarda da önemli bir hasar yoksa ayrı bir ürün kullanmaya gerek duymaksızın tek başına yeterli olacaktır.

    İçerisinde Hindistan cevizi, avokado ve argan yağı ile Shea Butter, Tiare bitkisinin yanı sıra Jojoba ve adaçayı gibi özler var. Haftada 1-2 defa düzenli kullanımda birkaç hafta içinde değişimi gösterecektir. Bu çok yoğun bir yağ olduğundan, az miktarlarda uygulanır ve şişesi uzun süre gider. Saçlarınıza nemini ve gücünü geri kazandırır. Dolayısıyla saç tekrar parlar ve kolayca şekil alır. 

    Saçlarınızın Hızlı Uzamasını İstiyorsanız Önce Hair Balm İle Uçlarını Onarın!  

    Saçıyla ilgili çok kemikleşmiş negatif yargıları olan müşterilerimin bile fikrini değiştiren bir ürün oldu Hair Balm. Doğal bir dudak balm’ını andıran yapısıyla bu ürünü tasarlarken “benim saçım ne yaparsam yapayım parlamaz” diyenleri düşündük. Saçınızın çevresinde adeta besleyici, konsantre bir katman oluşturur ve sakinleştirmek, güçlendirmek, zayıflamış bölgeleri onarmak için tüm gücüyle çalışır. Özellikle umutsuz vaka gibi gördüğünüz kırılmaya yatkın uçlara uygulayın.

    Saçınızda başa çıkamadığınız bir dalga varsa, çok elektrikleniyorsa, bu Balm’ı hem banyo öncesinde bakım, hem de banyo sonrası az miktarda nemli saça dalgalı şekillendirme için önerebilirim. Saçlarının sağlığını bozan, ağır şekillendirici ürünlerden sıkılan ve sağlıklı bir alternatif arayan erkekler için de harika bir hair-styling ürünü olacaktır.

    Belki de bulabileceğiniz en yoğun E vitamini konsantresini içeren Hair Balm, tüm vücutta olduğu gibi saçta da dolaşan serbest radikallerin meydana getirdiği hasarı geriye döndürmek için çalışır, yani gerçek bir anti-aging’dir. 

    Banyo sonrasında Saçınızı  Leave-In Treatment ile Tam Korumaya Alın 

    Leave-in Treatment No.2 ya da salonda kısaca No.2 olarak tanınan bu sprey, markamızın Garage Hair Repair serisindeki en yeni lansmanı! 

    Fakat yeni olmasına bakmayın şimdiden herkesin favorisi. Biz bu ürünü serimize destek olarak ekledik. Çünkü organik formüllerimizin belirli bir zaman içinde başardığı iyileşme sürecini Leave-in Treatment asiste eder. Garage Organics serisine bir saç kremi eklemedik. Hatta saç bakımı ile ilgili süreci şampuanın öncesine aldık. Çünkü hiçbir ürün saçınızda 30 saniye içinde harikalar yaratamaz. Yaratsa da bu oldukça çabuk kaybolur. Kalıcı iyilik sağlayan ürünler zaman ister ama biz de sizi banyoda o kadar bekletmek istemeyiz. Bu nedenle serum ve balm’ı önce kullanmanızı öneriyoruz.

    Leave-in Treatment ise banyodan sonra devreye girer. Saçınızı anında nemlendirerek yumuşatır ve kolayca taramanızı sağlar. Böylece saçlarınızı kırmamış olursunuz. Ayrıca No.2 olarak adlandırdığımız yenilenen formülünde E Vitamini de var. Eğer saçınızı ısı ile düzleştiriyorsanız bu ince losyon kıvamındaki spreyi denemelisiniz, saçlarınızı ısıdan korur ama asla ağırlaştırmaz.

    Bir de ilhamını Tropik bölgelerin mutlu insanlarından alan çok hoş ve kalıcı bir kokusu var. Banyodan sonra saçınızı taramak bir kabusa dönüşüyorsa o zaman Leave-in Treatment No.2’ye mutlaka bir şans verin.

    “Siz Hangi Tip Kadınsınız” Sorusu Hala Geçerli mi? 

    “Siz Hangi Tip Kadınsınız” Sorusu Hala Geçerli mi? 

    Bugün size sürekli karşılaştığım bir soru hakkında deneyimlerimden faydalanarak biraz bilgi vermek isterim. Kadınlar uzun zaman tiplere ayrıldı. Sonbahar kadını, yaz kadını. Buna göre saç ve kıyafetlerini belirlediler. Hala da buna devam ediyorlar. Fakat bugün Rihanna ya da Kim Kardashian gibi bir örneğe baktığımız zaman anlıyoruz ki aslında kimse tek bir kadın olmak zorunda değil ve isterse uygun değişimlerle istediği stile bürünebilir.  

    Ben sarışın olabilir miyim? İşte bu soru en çok duyduğum. (Tabii saçımı nasıl hızlı uzatabilirimden sonra.) Önceleri sarışın olmakla ilgili gelen bu soruya ben de daha net cevaplar verirdim. Evet ya da hayır, çünkü… Tabii bunun için karşımdaki kişinin ten rengine, saç alt tonuna, saç tipine, kaşlarına vb. bakardım. Sonra aslında kişisel stilin ve günlük rutinlerin de bunda etkili olduğunu gözlemledim ve kişisel konsültasyon görüşmelerime bu noktaları da ekledim. Mesela daha sık bakım yapmaya hazır mıydı? Ya da daha fazla kuaför mesaisine. İşte bu sorular beni Rihanna noktasına götürdü.  

    Biliyorum belki biraz uç bir örnek gibi görünebilir ama siyahi bir kadın olduğunu düşünerek çok açık saç tonunu gözü kapalı elersiniz ama o bir şekilde yakıştırmayı başarıyor. Çünkü sadece saç tonunu değil, makyaj stilini, giyiminde kullandığı renkleri ve saç bakım rutinini de değiştiriyor. Size daha yakın olan bir ünlünün değişimini gözlemleyebilirsiniz. Saç rengini açtığında hangi renk kıyafetlere ağırlık vermeye başladı, ruj kullanıyor mu sık sık gibi…  

    Tabii tüm sorumluluğu size bırakmıyorum. Asla karşınıza geçip de ben size istediğiniz saç rengini yaptım siz kullanamadınız diyen kuaför olmak istemem. Öncelikle size o rengin en doğru tonunu bulmak benim ve ekibimin işi. Yine o rengin yüzünüze uymasını sağlamak için doğru high/lowlight tekniklerini gerekli yerlerde kullanmak ve saçın dalga ya da düzlüğüne göre en uygun kesim ile buluşturmak da. İnanın bazen en doğru tonu bulmaya sadece bir “ghost cut” kadar uzak olabilirsiniz. Bana göre işte bu gibi değişimler kuaförlerin uzmanlığını gerçek anlamda ortaya koydukları zamanlar. 

    Hayatlarımız bazen çok monotonlaşabiliyor ya da biz de filmlerde gördüğümüz o müthiş değişimlerden birine imza atmak istiyoruz. Kalıplaşmış kadın tiplerinden sıyrılabilirsiniz. Çünkü belki gereken özgüven desteğini bu değişimden alacaksınız ve bu size hiç beklemediğiniz, önemli bir konuda yardımcı olacak. Bana göre güzellik dıştan içe, içten de dışa yansır. Bunu en çok hayalinizdeki saçlara ulaştığınızda aynada gördüğüm mutluluktan anlıyorum. Eğer böyle bir değişim arıyorsanız gelin bu süreci beraberce başlatalım.  

    Kişisel konsültasyon randevusu için 0212 281444 no’lu telefonu arayabilirsiniz. 

    Sevgilerimle, 

    Ahmet Çoban 

    Saçınızın İhtiyacı Belki de “Ghost Cut” Kesimdir…

    Saçınızın İhtiyacı Belki de “Ghost Cut” Kesimdir…

    Ghost Cut aslında Garage Hair Repair Studio için yeni bir uygulama değil. Sanırım 3 yılı aşkın zamandır müşterilerimizin saçının ihtiyacına göre uygulamaktayız. Fakat giderek yükselen doğal güzellik trendi Ghost Cut’ın sizler tarafından da özellikle sorulmasına yol açtı. Ghost Cut’ın ismi aslında az çok amacını anlatıyor. Yani hayalet gibi belli belirsiz verilmiş katlarla uygulanan bir kesim. Eskiden katlı kesimlerde çok belirgin makas izleri görürdük. Bu katlar ya yüzü daha oval göstermek adına ya da saçlara hacim vermek için yapılırdı. Fakat sonuç olarak tepelerde çok sert kat yerleri ile çok cılız uçlar olurdu. Müşterilerimiz böyle kesimlerden sonra saçlarında “2 boy oldu, katları yumuşatabilir miyiz?” isteği ile gelirdi. Yüzü de çok belirgin bir çerçeve içine oturttuğu için yüzün ifadesi sertleşirdi. Hatta işin aslan yelesine kadar gittiği aşırı durumlar biliriz…

    Ghost Cut için sanırım en iyi örneklerden biri Victoria’s Secret modellerinin saçları olmalı. Saçlarındaki katlar asla çok belli olmuyor, onun yerine ahenkli, gür ve sağlıklı bir saç görüntüsü ortaya çıkıyor. Ghost Cut kesimini yaparken saçlarınızın ara bölgelerinde doğal katları takip ediyoruz ve onları taklit ediyoruz aslında. Böylece saçlarınız bir anda sağlıklı bir hacme kavuşuyor. Hem açık hem toplu, düz fön ile ya da dalgalı şekil verdiğinizde rahatça kullanabildiğiniz bu kesim özellikle ince telli saçlara çok önerdiğimiz bir yöntem. Aynı zamanda yüzünü daha ince, uzun ve oval formda göstermek isteyenler için de tam bir kurtarıcı.



    Garage Hair Repair Studio için, artık siz de biliyorsunuzdur, kurguladığımız en önemli vizyon, en doğal ve sağlıklı saçları yaratmak. Böylece uzun süre kullanabileceğiniz, sizi kuaför koltuğuna esir etmeyen uygulamalar ile saçınızı kişisel stilinizin doğal bir parçası haline getirmeyi amaçlıyoruz. Ghost Cut kesimi de işte bu tarz uygulamalardan biri. Biliyorsunuz katlı kesimlerde hep düzeltme gerekir, ama Ghost Cut’taki doğal katlar bu kadar uğraş istemiyor. Ghost Cut’ı hem dalgalı, hem de düz saçlara ihtiyaçlarına uygun olarak adapte ederek uyguluyoruz.

    Eğer “saçını yeni mi kestirdin?” sorusu yerine “bugün ne kadar güzelsin” iltifatı almak istiyorsanız gelin Ghost Cut hakkında konuşalım. Sizin için ideal olan uygulamaya beraber karar verelim.

    Sevgilerimle,
    Ahmet Çoban