100 TL ve üzeri tüm siparişlerinizde kargo ücretsiz!
0 Sepetim
Sepete eklendi
    Sepetinizde 1 ürün var
    Sepetinizde 1 ürün var
    Toplam
    Alışverişi Tamamla Alışverişe Devam Et

    Garage Blog

    Blog Menüsü
    TV’ye Kadar Taşınan Ombre Konusuna Dair…

    TV’ye Kadar Taşınan Ombre Konusuna Dair…

    Geçtiğimiz günlerde üst üste birkaç mesaj aldım, hepsi aynı şeyi söylüyordu. Kuaförlükle ilgili TV programında bir yarışmacı Ombre’yi Türkiye’de ilk uygulayanın kendisi olduğunu söyleyince diğer bir yarışmacı da “orada dur, biraz ileri gittin, Ombre’yi ilk uygulayan Ahmet Çoban’dır” diyor. Videosunu izlemek beni duygulandırdı bunu da itiraf etmek isterim. Çünkü hem başarınızla anılmak güzel hem de bir meslektaşınızın tamamen kompleksten uzak olarak size övgüde bulunması nadir ve hoş bir şey. Beni az çok tanıyanlar, kötü rekabettense paylaşıma, destek olmaya ve iyi niyete ne kadar önem verdiğimi bilir. 

    Neyse Ombre konusuna geri dönersek… 

    Uygulamalarımız çok çeşitlendikçe Ombre geriye atıldı ya da Brushlight, Facelight gibi teknikler onun yerine aldı gibi geliyor belki ama Ombre hala benim göz bebeğim olan uygulamalardan. Benimle anılması da aslında bir tesadüf sonucu olmadı. Size hikayesini kısaca anlatmak isterim. 

    Bundan 7-8 sene önce iki renk uygulamalar konusunda biraz daha çalışmak gerektiğini düşünüyordum çünkü genelde uygulamaya alıştığımız teknikler istediğim kadar doğal olmuyordu. Çoğu zaman bant görüntüsü, sert geçişler, dikey olarak açık ve koyu tonların arası çok açık sonuçlar çıkıyordu. Ama baktığınızda doğada hiçbir şey tek renk değil ve içinde bu kadar keskin geçişler de yok. Degrade dediğimiz koyudan açığa giden bir görünüm var. Mesela sonbaharda rengi kızaran yapraklar, gün batımı… Ya da çocukken saçlarımızın güneşe verdiği doğal tepki gibi. 

    İşte tüm bunlardan çıkışla 2011 senesinde yeni bir tekniğin denemelerini yapmaya başladık. Artık kendimizi uygulamaya hazır hissettiğimizde de Ombre tekniğini müşterimizle tanıştırdık. Zamanla bir de “Sombre” gelişti. Sombre’nin açılımı aslında Soft Ombre. Yani daha yumuşak geçişler ve birbirine daha yakın tonlarla uygulanan bir Ombre versiyonu. Bir dönem sonra müşteri kitlemizin de yardımı ile organik olarak Ombre sosyal medyada ilk yayılan kuaför tekniklerinden biri oldu. Böylece Türkiye’de ismim Ombre’ye beraber anılmaya başladı. 

    Sonra hem Ombre’nin başarısından aldığım şevkle hem de daha gidilebilecek yolun olduğunu düşünerek denemelere devam ettim ve patentli fırçası ile Brushlight’tan Facelight’a, transparan boyadan Desert red’e ve kurşuniye birçok teknik ve renk geliştirdik. Ama beni sektörde çok farklı bir konuma getiren Ombre’nin markamın içindeki yeri her zaman çok ayrı olacak. 

    Sevgilerimle,

    Ahmet Coban

    Garage Artık Acıbadem’de

    Garage Artık Acıbadem’de

    Garage Hair Repair Studio’yu çok hızlı değil de, emin adımlarla büyütmek istediğime belki yazılarımdan birinde değinmişimdir. İşte bu emin adımlardan biri de Acıbadem şubemiz. Neden Acıbadem derseniz? Çünkü hem sizden gelen istekleri can kulağıyla dinliyoruz hem de Caddebostan ile başlayan Anadolu yakası maceramızdan yakaladığımız güzel tempoyu daha da arttırmak istedik. 

    Geçtiğimiz ay Etiler şubemizden tanıdığınız Mustafa Akkuş yönetiminde açılan Garage Hair Repair Studio Acıbadem, daha ilk günlerden sosyal medya üzerinden duyurmamızla harika bir ilgi ile karşılandı. İstanbul’da trafik yüzünden uzak kaldıklarımızın böylece gönlünü almış olduk.

    Acıbadem şubemiz Garage Markası’nın tüm alametifarikalarına sahip. Markamızın sinyeleşmiş salon dekorasyonundan genç ve yetenekli ekibine, popüler uygulamalarından lezzetli kahvelerine, Garage Organics ürünlerinden kişisel danışmanlık randevularına (yani kısaca ben Ahmet Çoban’a :)) hiçbir eksiği yok. Hatta en yeni gözbebeğimiz olduğu için bir tık fazlası bile var. 

    Sosyal medya’dan yoğun takip edilen hesabı @mustinnn https://www.instagram.com/mustinnn/?hl=en ile tanıdığınız Mustafa Akkuş ve ekibi saçınızda harikalar yaratmak ve hayatınızı güzelleştirmeye saçlarınızdan başlamak için Acıbadem şubemizde sizi bekliyor. 

    Ben de umarım yakın gelecekte yeni heyecanlar ve taptaze projeler ile size buradan seslenmeye devam edeceğim. Her zamanki gibi ilgi gösterip okuduğunuz için teşekkür ederim.

    Sevgilerimle

    Ahmet Coban 

    Garage Hair Repair Studio - Acıbadem

    Acıbadem Mah. Acıbadem Cad. No: A/230 Üsküdar / İstanbul

    T: 0216 519 29 50 

    İnce Saçınızı Daha Volümlü Gösteren 5 Altın Öneri

    İnce Saçınızı Daha Volümlü Gösteren 5 Altın Öneri

    Saçlarınız istediğiniz kadar gür değilse, ince bir yapıdaysa, özellikle yaz aylarında volümsüz görünüyor olabilir. Bu da sizin canınızı sıkabilir. Neden yazın daha basık görünüyor derseniz, özellikle nem yönünden zengin olan ülkemizin hava durumunu suçlayabilirsiniz. Sıcaklık nedeni ile saç derisi de daha aktif çalışır. Bu nedenle daha fazla yağ üretir. Yağ ve nemin birleşimi hele üzerine bir de şehirdeyseniz, şehrin çevresel faktörleri de eklenince, saçınız tüm hacmini ve canlılığını kaybedebilir. Özellikle de ince saçlar bu sorunu yaşıyor. Ama artık bu konu sorun olmaktan çıkacak, çünkü size 5 altın önerim var!

    Doğru Saç Kesimi

    Saçlarınız için doğru saç kesimini bulmalısınız. İnce saçlar ne kadar uzun olursa o kadar zayıf ve hacimsiz görünecektir. Eğer daha gür bir görüntü istiyorsanız size önerim boyunu köprücük kemiğinizin üzerinde bir yerde tutun. Bu kesim kulak hizasından omuzun hemen altına kadar bir yerde bitebilir. Tüm saç aynı boy ya da arkada daha kısa öne daha uzunca gelebilir veya önlerde katlar olabilir. Bu saç boyu sizi hem daha dinamik gösterir, hem yaz için çok pratiktir hem de daha gür ve sağlıklı durur. Sizin için en doğru boy nedir, yüz şeklinizi ve kemik yapınızı değerlendirerek birlikte karar verebiliriz.

    İlla Uzun Saç İstiyorsanız

    O zaman saçınıza hacim katmak için size birkaç farklı önerim var. Bunlardan bir tanesi saçınızı ortadan değil de biraz yandan ayırmak. Bu ayrım hem yüzünüzü daha uzun gösterir hem de saçınızı daha hacimli. Fakat unutmayın ayırdığınız tarafı arada bir değiştirmeniz gerekiyor. Kesime çok olmamak kaydı ile biraz katlar ekleyerek daha hacimli bir görünüm elde edebilirsiniz. Son önerim de kakül kesmek. Eğer ben kakülle uğraşabilirim diyorsanız sanılanın aksine her yüz şekline uygun bir kakül modeli vardır. Yine beraberce karar verebiliriz.

    Saç Kremi Kullanmayın

    Saç kremi çoğu zaman ezbere kullandığımız bir üründür. Kimimiz o ilk anda yarattığı ipeksi dokuyu çok severiz, kimimiz kokusu daha kalıcı olduğu için uygularız, ama ince telli saçları daha basık göstermek için daha iyi bir ürün bulamazsınız aslında. Bunun için tüm saça krem uygulamak yerine banyo sonrası, sadece taranması en güç, kuru ve problemli uçlara lokal olarak Leave-In Sprey kremlerden kullanmanızı öneririm. Eğer saç bakımı için krem kullanıyorsanız, saç bakımını bizim Garage Studio’larda yaptığımız gibi banyo öncesinde uygulayın. Bunun için size Garage Organics Hair Balm ile banyo öncesi maske yapmanızı öneririm. Ayrıca son dönemde favori ürünlerimden olan Pure Aloe isimli jel saç diplerine uygulandığında hem kafa derisinin yağ salgısını dengeliyor ve daha uzun süre yağlanmadan kalmasına yardımcı oluyor hem de saça bir doku kazandırarak daha volümlü görünmesini sağlıyor.

    Çöl Havasını Andıran Fön Rüzgarından Kaçının

    Bırakın saçlarınızı yaz rüzgarları kurutsun. Hem böylece saçınıza fön ısısı ile daha fazla hasar vermezsiniz. Hatta akşam saçınızı yıkayıp tam kurumadan yatarsanız, sabah natürel bir volüm ve biraz dalga ile uyanabilirsiniz. Saçınızı sürekli düzleştiren fönler yerine yazın Sakinleştirici Bakım’ı deneyebilirsiniz. Uzun süre etkili olan Sakinleştirici Bakım saçınızın volümünü almadan daha bakımlı, parlak bir sonuç verir. Sakinleştirici Bakım hakkında daha fazla bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.

    Deniz Suyundan Faydalanın

    Deniz suyu aslında saçı çok kurutan bir şey ama aynı zamanda hacimli bir doku da sağlıyor. Son sezonların favori dalgası “beachwaves”i vadeden sörf spreyleri de bu şekilde hayatımıza girmişti zaten. Ama yazın, gerçeği dururken taklidine ne gerek var? Ama size önerim yazın saçınıza koruyucu sürmeden güneşe çıkmayın. Plaj öncesi uygulayacağınız az bir miktar Hair Serum hem saçınızı gün boyu güneşten korur hem de deniz suyunun çok kurutmadan hoş bir volüm vermesini sağlar.

    Sevgilerimle, 

    Ahmet Çoban 

    Saçlarınız Çok mu Yağlanıyor? Üzülmeyin, İşte 5 Adımda Çözümü!

    Saçlarınız Çok mu Yağlanıyor? Üzülmeyin, İşte 5 Adımda Çözümü!

    Saçlarınız yağlıysa sık sık yıkama ihtiyacı duyarsınız. Buna rağmen bazen neredeyse gün ortasında tekrar yağlanmaya başlar, tazeliği gider, hacmini kaybeder. Hele mevsim yaz olunca sıcak ve nemli hava ile beraber sizi daha da rahatsız etmeye başlar. İstersiniz ki o an keşke ofisten eve ışınlanma şansınız olsa… Böylece her gün saçınızı yıkarsınız. Halbuki siz de sık sık okuyorsunuzdur hem dermatologlar hem de kuaförler saçınızı her gün yıkamayı önermiyorlar. Hiç değilse araya bir gün koymalı hatta bu süreyi 2 güne çıkartmalısınız. Nasıl mı?

    Size vereceğim 5 adımda çözüm ile!

    1. Doğru Şampuanı Kullanın!

    Eğer kullandığınız şampuan saçınızın yağını tamamen kurutuyor ve kökleri savunmasız bırakıyorsa bilin ki vücudunuz o kökleri korumaya almak için daha hızlı yağ üretmeye başlayacaktır. Böylece saçınız daha hızlı yağlanacak. Yani şampuan seçiminiz çok önemli, yoksa kendinizi bahsettiğim kısır döngünün içinde bulursunuz. Şampuanın içinde saçınızı en çok kurutan madde sülfattır. Bu nedenle size sülfatsız bir şampuana geçmenizi tavsiye ederim. Garage Hair Repair serimizdeki sevilen şampuanımız Super Wash işte tam da böyle bir ürün.

    2. Kökleri Korumaya Alın!

    Saçlarınız köklerinden yağlanır, dolayısıyla sorunu her konuda olduğu gibi kökten çözmek gerekir. Eğer saçlarınız banyo sonrası yarım gün içinde yağlanmaya başlıyorsa, banyo sonrası zaman geçirmeden köklere bir miktar Aloe Vera jel sürün. Garage Organics serisinde bulunan Pure Aloe jel harika bir tercih olacaktır. Piyasada bulunan çoğu Aloe Vera’lı ürünün aksine kimyasal içermez, %99 saflıkta, organik tarım kaynaklıdır. Böylece hem kökleri hırpalamadan yağ dengesini doğal olarak sağlar, köklerin tıkanmasını engeller hem de besler. Saçınızın yağlanmadan daha uzun süre temiz kalmasına yardımcı olur.

    3. Sadece Su İle Arındırın!

    Eğer saçlarınız yağlanmadıysa (ki ilk 2 madde ile yağlanmayı ötelediğimize inanıyorum), saçınızda tortu bırakacak jöle, köpük, sprey gibi ürünler de kullanmıyorsanız, bazı günler banyoda saçlarınızı sadece su ile arındırmanız yeterli olacaktır.

    4. Doğru Şampuanlayın!

    Her saç aynı şekilde yıkanmaz. Bize şampuan reklamlarında ezberlettikleri gibi saç diplerine parmakla yoğun masaj uygulamak yağlı saçlara uygun değil. Çünkü kökleri daha fazla aktive ederek yağlanmayı arttırır. Bu nedenle eğer saçlarınız yağlı bir yapıya sahipse masajı çok yumuşak ve kısa tutun, sadece şampuanı homojen olarak yayacak kadar yeterli olacaktır.

    5. Kuru Şampuan Kullanmayın!

    Birkaç yıl önce hayatımıza giren kuru şampuan spreyler, içerisindeki pudramsı maddeler ile saçınızın yağını giderir. Fakat hem saç derisinde yoğun bir tortu bırakır hem de saçınızı çok kurutarak renginin solmasına neden olur. Özellikle tam da kuaförde istediğiniz tonu yakalamışken bir kuru şampuanla onu bozmak çok yazık olur ki sadece boyalı saçta değil doğal saçta da aynı şekilde solmaya neden olur.

    Sevgilerimle,

    Ahmet Coban

    Garage Organics Pure Aloe İçin 4 Harika Kullanım Önerisi

    Garage Organics Pure Aloe İçin 4 Harika Kullanım Önerisi

    Garage Organics markasının hala sadece bir saç bakım markası olduğunu düşünenler varsa lütfen bir an önce harika vücut serimizi de bir gözden geçirsinler. Biz bu markayı tasarlarken sağlıklı, temiz kozmetik ürünleri kullanmaya önem veren bir salonun farklı birçok ihtiyacından yola çıktık. O nedenle saç bakımının yanı sıra manikür, pedikür ve cilt bakımında kullanabileceğimiz bazı sağlıklı formülleri de ürün serimize ekledik.

    Bu ürünlerden biri de Pure Aloe isimli jelimiz. Pure Aloe bizim için tam bir joker ürün. %99 saf ve en iyi kalite, organik tarım Aloe Vera özünden hazırlanmış Pure Aloe’yi hem saçınız hem vücudunuz hem de yüz bakımınız için kullanabilirsiniz. İşte benden size kendi deneyimlerimden yola çıkarak 4 harika Pure Aloe kullanım önerisi!

    Saçınız İçin Doğal Bir Jöle

    Ben saçım için şekillendirici bir ürün kullanmak istediğim zaman tercihimi Pure Aloe’den yana kullanıyorum. Çünkü jel yapıdaki bu ürün saçımı çok sertleştirmeden harika bir form kazandırıyor. Hem de saçımda hiçbir gereksiz kimyasal tortu kalmamış oluyor. Böylece saç derimin nefes almasını da önlemiyor. Kadın ya da erkek jöle yerine Pure Aloe deneyin. Mesela yaz tatillerinin kurtarıcısı olan sıkı atkuyruğu modeli için ideal bir ürün.

    Saçlarınızın Yağ Dengesini Sağlayın

    Saçlarınız çok çabuk mu yağlanıyor? Bunun için kuru şampuan spreylerinden mi kullanıyorsunuz peki? Kuru şampuanlar içindeki yoğun kurutucu bileşenlerle saçınız için anlık bir kurtarıcı gibi çalışsa da uzun dönemde faydadan çok zarar verebilir. Bu nedenle Aloe Vera özünün yağ dengeleyici özelliğinden yararlanmanızı öneririm. Banyo sonrasında saçınızı havlu ile kurutup az bir miktar Aloe Vera’yı köklerine parmaklarınızla hafif masaj yaparak yedirin. Böylece hem daha az yağlanacak ve uzun süre taze kalacak hem de yağlanmadan ötürü nefes alamayıp saç köklerinin zayıflaması hatta dökülmesi azalacak.

    T Bölgesi Maskesi Olarak Kullanın

    Saç deriniz gibi eğer yüzünde özellikle T bölgenizde gün içinde yağlanmadan şikayetçiyseniz bu ürünü kullanabilirsiniz. Özellikle yaz aylarında yağlandırmayan bir nem deposu olarak harika bir yüz nemlendiricisi alternatifi olabilir.

    After Sun Olarak Kullanın

    Yaz tatilinde serin tutan, yoğun nem veren ve soyulma riskini azaltan bir After Sun harika olmaz mı? O zaman tatile gittiğiniz zaman ilk iş Garage Organics Pure Aloe jelinizi buzdolabına atın. Her gün güneş sonrası tüm vücuda uygulayın.

    Sevgilerimle

    Ahmet Coban