100 TL ve üzeri tüm siparişlerinizde kargo ücretsiz!
0 Sepetim
Sepete eklendi
    Sepetinizde 1 ürün var
    Sepetinizde 1 ürün var
    Toplam
    Alışverişi Tamamla Alışverişe Devam Et

    Garage Blog — Garage Hair Repair Leave-in Treatment

    Blog Menüsü
    İnce Saçınızı Daha Volümlü Gösteren 5 Altın Öneri

    İnce Saçınızı Daha Volümlü Gösteren 5 Altın Öneri

    Saçlarınız istediğiniz kadar gür değilse, ince bir yapıdaysa, özellikle yaz aylarında volümsüz görünüyor olabilir. Bu da sizin canınızı sıkabilir. Neden yazın daha basık görünüyor derseniz, özellikle nem yönünden zengin olan ülkemizin hava durumunu suçlayabilirsiniz. Sıcaklık nedeni ile saç derisi de daha aktif çalışır. Bu nedenle daha fazla yağ üretir. Yağ ve nemin birleşimi hele üzerine bir de şehirdeyseniz, şehrin çevresel faktörleri de eklenince, saçınız tüm hacmini ve canlılığını kaybedebilir. Özellikle de ince saçlar bu sorunu yaşıyor. Ama artık bu konu sorun olmaktan çıkacak, çünkü size 5 altın önerim var!

    Doğru Saç Kesimi

    Saçlarınız için doğru saç kesimini bulmalısınız. İnce saçlar ne kadar uzun olursa o kadar zayıf ve hacimsiz görünecektir. Eğer daha gür bir görüntü istiyorsanız size önerim boyunu köprücük kemiğinizin üzerinde bir yerde tutun. Bu kesim kulak hizasından omuzun hemen altına kadar bir yerde bitebilir. Tüm saç aynı boy ya da arkada daha kısa öne daha uzunca gelebilir veya önlerde katlar olabilir. Bu saç boyu sizi hem daha dinamik gösterir, hem yaz için çok pratiktir hem de daha gür ve sağlıklı durur. Sizin için en doğru boy nedir, yüz şeklinizi ve kemik yapınızı değerlendirerek birlikte karar verebiliriz.

    İlla Uzun Saç İstiyorsanız

    O zaman saçınıza hacim katmak için size birkaç farklı önerim var. Bunlardan bir tanesi saçınızı ortadan değil de biraz yandan ayırmak. Bu ayrım hem yüzünüzü daha uzun gösterir hem de saçınızı daha hacimli. Fakat unutmayın ayırdığınız tarafı arada bir değiştirmeniz gerekiyor. Kesime çok olmamak kaydı ile biraz katlar ekleyerek daha hacimli bir görünüm elde edebilirsiniz. Son önerim de kakül kesmek. Eğer ben kakülle uğraşabilirim diyorsanız sanılanın aksine her yüz şekline uygun bir kakül modeli vardır. Yine beraberce karar verebiliriz.

    Saç Kremi Kullanmayın

    Saç kremi çoğu zaman ezbere kullandığımız bir üründür. Kimimiz o ilk anda yarattığı ipeksi dokuyu çok severiz, kimimiz kokusu daha kalıcı olduğu için uygularız, ama ince telli saçları daha basık göstermek için daha iyi bir ürün bulamazsınız aslında. Bunun için tüm saça krem uygulamak yerine banyo sonrası, sadece taranması en güç, kuru ve problemli uçlara lokal olarak Leave-In Sprey kremlerden kullanmanızı öneririm. Eğer saç bakımı için krem kullanıyorsanız, saç bakımını bizim Garage Studio’larda yaptığımız gibi banyo öncesinde uygulayın. Bunun için size Garage Organics Hair Balm ile banyo öncesi maske yapmanızı öneririm. Ayrıca son dönemde favori ürünlerimden olan Pure Aloe isimli jel saç diplerine uygulandığında hem kafa derisinin yağ salgısını dengeliyor ve daha uzun süre yağlanmadan kalmasına yardımcı oluyor hem de saça bir doku kazandırarak daha volümlü görünmesini sağlıyor.

    Çöl Havasını Andıran Fön Rüzgarından Kaçının

    Bırakın saçlarınızı yaz rüzgarları kurutsun. Hem böylece saçınıza fön ısısı ile daha fazla hasar vermezsiniz. Hatta akşam saçınızı yıkayıp tam kurumadan yatarsanız, sabah natürel bir volüm ve biraz dalga ile uyanabilirsiniz. Saçınızı sürekli düzleştiren fönler yerine yazın Sakinleştirici Bakım’ı deneyebilirsiniz. Uzun süre etkili olan Sakinleştirici Bakım saçınızın volümünü almadan daha bakımlı, parlak bir sonuç verir. Sakinleştirici Bakım hakkında daha fazla bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.

    Deniz Suyundan Faydalanın

    Deniz suyu aslında saçı çok kurutan bir şey ama aynı zamanda hacimli bir doku da sağlıyor. Son sezonların favori dalgası “beachwaves”i vadeden sörf spreyleri de bu şekilde hayatımıza girmişti zaten. Ama yazın, gerçeği dururken taklidine ne gerek var? Ama size önerim yazın saçınıza koruyucu sürmeden güneşe çıkmayın. Plaj öncesi uygulayacağınız az bir miktar Hair Serum hem saçınızı gün boyu güneşten korur hem de deniz suyunun çok kurutmadan hoş bir volüm vermesini sağlar.

    Sevgilerimle, 

    Ahmet Çoban 

    Bugün beraberce kırmızı halıda bir tur atmaya ne dersiniz?

    Bugün beraberce kırmızı halıda bir tur atmaya ne dersiniz?

    Son dönemde Hollywood’da takip ettiğim ve internette gezinirken dikkatimi çeken bazı ünlülerin saçlarını sizlere de ilham olması açısından kısa kısa notlarla paylaşmak istedim. Haydi başlayalım!

    Scarlett Johansson’ın Işıldayan Zahmetsiz Dalgaları

    Scarlett Johansson, Avengers serisinin son filmi End Game ile hem gişede hem de kırmızı halıda başarı yakalayanlardan. Bence o da ışıl ışıl görüntüsünden oldukça mutlu ki son dönemde hiç olmadığı kadar mutlu pozlar vermiş kırmızı halıda. Scarlett Johansson, onu fazlasıyla maskülen gösteren kısa saçlarından sonra bu Midlength kesim ile kendine çok yakışan bir saç boyu yakalamış. Ayrıca belli belirsiz dalgaları ve ışıldayan bakımlı sarı tonu da çok başarılı. Saçınızın renginin solmaması için fazlasıyla kurutan sülfatlı şampuanlardan kaçınmanızı bu vesile ile tekrar hatırlatmak isterim. 

    Toka Modası Kırmızı Halıda

    Keira Knightley, dönem filmlerinin aranan yıldızı olarak vintage aksesuarları ve kıyafetleri  başarı ile kombinliyor. Son dönemde oldukça moda olan tokaları da kırmızı halı tarzına eklemiş. Siz de dalgalarınıza bir hareket katmak istiyorsanız bu tarz tokaları deneyebilirsiniz. Tabii önemli olan dalgalarınızın sağlıklı duruşu, bunun için saçınızı şekillendirmeden önce Leave-In Treatment No.2 spreyimizden kullanmanızı öneririm.

    Natalie Portman da “Midlength”ci Oldu

    Uzun zamandır savunucusu olduğum Midlength saç modelinin saflarına gün geçmiyor ki yeni bir ünlü daha katılmasın. Hem de bu sefer Natalie Portman kadar zor değişiklik yapan, klasik tercihleri olan bir isim! Bu boy Portman’ın yüzüne dinamiklik katmış. Umarım uzun zaman Midlength’i kullanır. Bu saç ister dalgalı, ister düz, ister açık ister toplu birçok farklı modeli de rahatlıkla uygulayacağı bir boy olduğu için onu önümüzdeki dönemde farklı saçlarla görebileceğimizi düşünüyorum.

    90’lara Gönderme Yapan Hailey

    Hailey Bieber, son dönemde Justin Bieber sayesinde iyice popülerliğini arttırdı. Güzel model podyum dışında 90’lara gönderme yapan stili ile de anılıyor. Kumaş tokalar gerçekten de o yıllara damga vurmuştu, şimdi de geri dönüyorlar. Hele bu tepeden at kuyruğu modeli tam bir nostalji oldu bize…

    Mikro Kakülü İle Charlize Theron

    Hollywood’un en asil ve yetenekli güzellerinden Charlize Theron, son olarak Oscar töreninde koyu renk, bob kesim saçları ile şaşırtmıştı. Şimdi bir tık daha ileri giderek 2000’lerin başında moda olan mikro kaküller ile karşımıza çıktı. Son dönemde kakülleri çok sevsem de (bu yazıyı okudunuz mu?) mikro boy olanlarına karşı duygularım çok pozitif değil sanırım. Siz ne dersiniz? Zaten okuduğuma göre kakülleri takmaymış. Yani o da hevesini almak için yapmış sadece. Acaba bana hangi boy yakışır, mikro yakışır mı diyorsanız, gelin beraber bakalım.

    Turumuz böylece sona erdi, umarım memnun kalmışsınızdır. Aklınızda saçınıza dair bir değişiklik yapmak varsa gelin beraberce sizin için en ideal olanı bulalım. Hayatı güzelleştirmeye saçlarınızdan başlayalım.

    Kakül Kestirmek İsteyenler Buraya!

    Kakül Kestirmek İsteyenler Buraya!

    Baharda değişim sadece renk ile olmaz, bazen dikkat çekici bir kesimin de zamanı gelmiş olabilir. Ama uzun saçlarınız ile vedalaşmaya hazır değilseniz, sizin için alternatif bir seçenek de kakül kestirmek olabilir. Böylece hem uzun saçlarınızı, omuzlardan aşağılara inen güzel dalgalarınızı özlemezsiniz hem de imajınızın en dikkat çeken yeri olan yüz ovalinizde hoş bir değişim yakalarsınız.

    Tabii doğru kakülü belirlemek ve kestirdikten sonra kakülle başa çıkabilmek de önemli unsurlar. Öncelikle şunu söylemek isterim ki her yüz tipine ve saç yapısına giden bir kakül şekli vardır. Kakülün kaç şekli olabilir ki demeyin, bazen daha kısa ve düz bir kesimde olabilir, bazen yanlara doğru uzayan oval bir yapıda, daha gür ya da yana doğru eğim verilmiş…

    En doğrusunu belirlerken benim baktığım kriterler arasında sadece saç ve yüz yapısı olmadığını da söylemeliyim. Kafa yapısı, alın şekli, saçların gürlüğü gibi faktörler de devreye giriyor. Yapmak istediğimiz yüzünüze hoş bir oval çerçeve vermek.

    Aldığım önemli sorulardan biri de kıvırcık saçlara kakül kesilebilir mi? Tabii ki kesilebilir ve kakül özlemi duyuyorsunuz diye illa saçınızı düzleştirmenize gerek yok. Biliyorsunuz 80’ler geri döndü ve kıvırcık saçta kakül oldukça revaçta. Tabii kesimi konusunda çok dikkatli olmak lazım. Kuru olarak kesmeliyiz ki son hali iyice kısa olmasın ve dalgası güzel düşsün. Bu konuda sosyal medya hesabımda birkaç güzel fotoğraf ve video yayınlamıştım.

    Tabii her şey bende bitmiyor. Siz de evde şekillendirmesine dikkat etmelisiniz. Ben bu tarz saçlarda Sakinleştirici Bakımı öneriyorum çünkü güzel bir baz hazırlıyor ama siz de evde banyo sonrası hemen (kendi kurumasına izin vermeden) az bir Leave-in Treatment desteği, ince yuvarlak bir fön fırçası ve saç kurutucu ile kurutmalısınız. Ayrıca yüzünüze sürdüğünüz nemlendirici kremlerin, serumların da kakülünüze gelmemesine dikkat etmenizi öneririm.

    Eğer bu bahar kakül kestirmek gibi bir değişim varsa aklınızda gelin konuşalım, sizin için en doğru kakülü bulalım.

    Sevgilerimle,

    Ahmet Coban

    İnce Telli Saçlar İçin 5 Altın Öneri

    İnce Telli Saçlar İçin 5 Altın Öneri

    Artık saçlarınız ince telli diye şikayet etmeniz gerekmeyecek çünkü size yardımcı olabilecek birkaç ipucu vereceğim bugün!

    Kuaförlükte çok yaşadığınız bir şey varsa o da müşterilerinizin size saçlarını şikayet etmesidir. Çok ince, çok kalın, çok kuru, çok yağlı, uzamıyor, parlamıyor ve dahası… Bu anlamda her zaman hem soruna çare bulmaya gayet ederim hem de biraz da olsa saçlarınızla sizin aranızı bulmaya. Çünkü saçlarınız genetik olarak değiştiremeyeceğiniz birçok özellik barındırır ve bunlarla barışık olmanız önemli. Ama yanlış anlaşılmasın değiştiremeseniz de bazı desteklerle düzenleyebilirsiniz.

    İşte İnce Telli Saçları Daha Kalın ve Gür Gösteren Bazı İpuçları:

    Saçlarınızın Uçlarına Dikkat Edin

    Saçın uç noktaları beslendikleri yerden, yani köklerden en uzak konumdalar ve dolayısıyla en çok kuruyan, besinsiz kalan kısımlar. Aynı zamanda fön, tarama ve şekillendirme işlemlerinde en çok uğraştığımız bölge de yine uçlar. Bu nedenle çok inceliyorlar, kuruyorlar, koparak seyrek bir görüntüye neden oluyorlar. Bunun için size önerim ince saçlarınıza volüm vermek adına uçlarını düzenli olarak kestirin.

    Doğru Şampuan Kullanın

    Saçlarınızı kurutan şampuanlar, gövdesinin ve uçlarının incelmesine ve cansızlaşmasına neden olur. Bu sebeple size önerim sülfatsız, saçlarınızı kurutmayan şampuanlar kullanın. Garage Hair Repair serisine yeni eklenen Super Wash bu anlamda aradığınız şampuan olabilir.

    Doğru Şekillendiricileri Tercih Edin

    Saçınız ince telli ve dalgalıysa büyük ihtimalle oldukça kuru bir yapıya sahiptir. Bu saçlara gövde kazandıran yağ bazlı, wax kıvamlı ürünler işinize yarayacaktır. Biz aslında bakım serimiz için çıkardığımız Garage Organics Hair Balm’ı bu tarz saçları şekillendirmek için de öneriyoruz. Tararken zorluk çekiyorsanız daha fazla hasar vermemek adına mutlaka saçta kalan bir nemlendirici ürün tercih edin. Garage Hair Repair Leave-in Treatment bu konuda size yardımcı olacaktır.

    Saçınızın Ayrım Noktasını Değiştirin

    Saçlarınızı hep aynı noktadan ayırıyorsanız bu trik çok işinize yarayacak. Hep aynı çizgiden ayrılan saçlar zamanla yatışır. Onları tam tersi çizgiden ayırarak hacim kazandırabilirsiniz.

    Saçınızın Uç Kısımlarında Yoğun Ombre Yerine Dengeli Brushlight

    Saçlarınız ince yapıdaysa bölgesel olarak yoğun uygulanan ombre gibi renk açma işlemleri saçınızı olduğundan daha da zayıf gösterecektir. Bunun yerine dengeli olarak uygulanmış, iyi geçişli bir Brushlight hem yüzünüzü aydınlatır hem de iç içe geçmiş farklı tonlar saçınızı daha hacimli gösterir.

    Sevgilerimle

    Ahmet Çoban

    Garage Organics’in Harikalarını Yakından Tanıyın!

    Garage Organics’in Harikalarını Yakından Tanıyın!

     Merhaba,  

    Saç bakımı konusunda aklınızın bazen çok karıştığını biliyorum. Ben her zaman müşterilerimin hayatını kolaylaştıran çözümler bulmaya gayret etmiş bir kuaför olarak şimdi size diyorum ki aslında konu bu kadar da karışık olmak zorunda değil. 

    Saçınız ister hiç boyanmamış natürel halinde olsun, ister brushlight, ombre vs. gibi çift renk uygulamalardan geçsin, ister başka farklı işlemler görmüş olsun, en önemli sorunlarından biri nemini kaybetmesidir. Nemini kaybeden saç kurur, kabarır, zor taranır, çabuk kırılır, şekil vermesi zorlaşır, rengi solar, parlaklığını yitirir. Herhangi biri ya da hepsi tanıdık geldi mi?

    Bu nedenle en önemlisi saçınızın içine nüfuz edebilen ürünlerle içten dışa doğru nemini geri kazandırabilmek ve yapısını güçlendirerek nem kaybını önlemek için vitamin, mineral deposu özlerle beslemek. Biz Garage Organics ürünlerinde saçları ince, kalın, kuru, yağlı, dalgalı diye ayırmadan bu sorunları gidermeye yöneldik. Gördüğü işlemlere ve tipine göre bazı saç daha yoğun ve sık uygulama gerektirir bazısı daha az. Bazısında sadece uçlara yoğunlaşmak gerekir, bazısında köklere inmek önemlidir. Ama dediğim gibi doğadan gelen şifalı bitkileri doğru kullanarak güç sizde artık!  

    Bu yazımda yukarıda bahsettiğim düşünce tarzı ile hazırladığımız, anlık değil kalıcı sağlık sağlayan  Garage Organics ürünlerimizi sanki salonumu ziyaret etmişsiniz gibi anlatmak istedim (Ne kadar istesek de herkesle yüz yüze tanışma, sohbet etmek fırsatı bulamıyoruz. Blog en çok bunun için var bana göre.) 

    Doğru Saç Bakımı Doğru Şampuan Seçimi İle Başlar!

     

    Doğru saç bakımı en temel ürün olan doğru şampuan seçimi ile başlar. Çünkü günün sonunda en çok kullandığınız ürün budur. Sadece saçınızın sağlığı düşünülerek hazırlanmış çok özel bir şampuan Garage Organics Hair Wash.  

    Kadın ya da erkek ayrımı yapmadık. Sadece saçta ve kafa derisinde meydana gelebilecek sorunlara yoğunlaştık. Saçınızda aşırı yağlanma sorunu mu var? Aloe vera yönünden zengin formülü ile, kimyasal şampuanlar gibi saçın yağ dengesini bozmadan nazikçe bu sorunu gidermenize yardımcı olur. Kafa derinizin nefes almasını sağlar, gözeneklerini açar ve böylece dökülme ile savaşır. Eğer düzleştirici, keratin, sakinleştirici bakım yaptırdıysanız, sülfatsız bir şampuan arıyorsanız yine Hair Wash’ı kullanmalısınız.

    Egzama probleminiz varsa içeriğindeki soğuk pres ayçiçek yağı ile bu soruna da iyi gelir. Hindistan cevizi yağı ile saça yoğun nem verir. Tiare, başka çok az üründe bulunan, saçın gövdesine nüfuz edebilen doğadaki nadir bitkilerden biridir, böylece saçı içten tamir eder. İçeriğindeki Roucou bitkisi saçınızın pigment yapısını güçlendirmeye ve saç renginin canlı kalmasına yardımcı olur. Bal ile kafa derisinde bakteri oluşumunun ve kepeklenmenin önüne geçer. Seboreik dermatit ile savaşır. Eğer saçınıza ve saç derinize sağlığını tekrar kazandırmak istiyorsanız bu şampuan sizin için ideal bir seçim olacaktır.” 

    Saç Bakım Rutininizi Banyo Öncesine Taşıyın, Pratikleştirin!  

    Önceden saç bakımı için banyoda uzun süreler geçirirdiniz bu da çok pratik olmadığı için genelde alınan ürünler banyonun bir köşesine atılır, unutulurdu. Önemli olan saç bakımı rutinini pratikleştirmek. Garage Organics serisindeki ürünler banyo öncesi kuru saça uygulanıyor.  

    Saç Serumu İle Saçlarınıza Sağlıklı Parlaklığını Geri Kazandırın!  

    En doğal içeriklerle hazırlanmış, besleyici bir bakım serumu arıyorsanız cevabı Garage Organics Hair Serum. Bu serumu yaratırken saçların renk açma / boya, fön gibi uygulamalar nedeni ile zarar gören gövde kısmına yoğunlaştık. Ama eğer uç kısımlarda da önemli bir hasar yoksa ayrı bir ürün kullanmaya gerek duymaksızın tek başına yeterli olacaktır.

    İçerisinde Hindistan cevizi, avokado ve argan yağı ile Shea Butter, Tiare bitkisinin yanı sıra Jojoba ve adaçayı gibi özler var. Haftada 1-2 defa düzenli kullanımda birkaç hafta içinde değişimi gösterecektir. Bu çok yoğun bir yağ olduğundan, az miktarlarda uygulanır ve şişesi uzun süre gider. Saçlarınıza nemini ve gücünü geri kazandırır. Dolayısıyla saç tekrar parlar ve kolayca şekil alır. 

    Saçlarınızın Hızlı Uzamasını İstiyorsanız Önce Hair Balm İle Uçlarını Onarın!  

    Saçıyla ilgili çok kemikleşmiş negatif yargıları olan müşterilerimin bile fikrini değiştiren bir ürün oldu Hair Balm. Doğal bir dudak balm’ını andıran yapısıyla bu ürünü tasarlarken “benim saçım ne yaparsam yapayım parlamaz” diyenleri düşündük. Saçınızın çevresinde adeta besleyici, konsantre bir katman oluşturur ve sakinleştirmek, güçlendirmek, zayıflamış bölgeleri onarmak için tüm gücüyle çalışır. Özellikle umutsuz vaka gibi gördüğünüz kırılmaya yatkın uçlara uygulayın.

    Saçınızda başa çıkamadığınız bir dalga varsa, çok elektrikleniyorsa, bu Balm’ı hem banyo öncesinde bakım, hem de banyo sonrası az miktarda nemli saça dalgalı şekillendirme için önerebilirim. Saçlarının sağlığını bozan, ağır şekillendirici ürünlerden sıkılan ve sağlıklı bir alternatif arayan erkekler için de harika bir hair-styling ürünü olacaktır.

    Belki de bulabileceğiniz en yoğun E vitamini konsantresini içeren Hair Balm, tüm vücutta olduğu gibi saçta da dolaşan serbest radikallerin meydana getirdiği hasarı geriye döndürmek için çalışır, yani gerçek bir anti-aging’dir. 

    Banyo sonrasında Saçınızı  Leave-In Treatment ile Tam Korumaya Alın 

    Leave-in Treatment No.2 ya da salonda kısaca No.2 olarak tanınan bu sprey, markamızın Garage Hair Repair serisindeki en yeni lansmanı! 

    Fakat yeni olmasına bakmayın şimdiden herkesin favorisi. Biz bu ürünü serimize destek olarak ekledik. Çünkü organik formüllerimizin belirli bir zaman içinde başardığı iyileşme sürecini Leave-in Treatment asiste eder. Garage Organics serisine bir saç kremi eklemedik. Hatta saç bakımı ile ilgili süreci şampuanın öncesine aldık. Çünkü hiçbir ürün saçınızda 30 saniye içinde harikalar yaratamaz. Yaratsa da bu oldukça çabuk kaybolur. Kalıcı iyilik sağlayan ürünler zaman ister ama biz de sizi banyoda o kadar bekletmek istemeyiz. Bu nedenle serum ve balm’ı önce kullanmanızı öneriyoruz.

    Leave-in Treatment ise banyodan sonra devreye girer. Saçınızı anında nemlendirerek yumuşatır ve kolayca taramanızı sağlar. Böylece saçlarınızı kırmamış olursunuz. Ayrıca No.2 olarak adlandırdığımız yenilenen formülünde E Vitamini de var. Eğer saçınızı ısı ile düzleştiriyorsanız bu ince losyon kıvamındaki spreyi denemelisiniz, saçlarınızı ısıdan korur ama asla ağırlaştırmaz.

    Bir de ilhamını Tropik bölgelerin mutlu insanlarından alan çok hoş ve kalıcı bir kokusu var. Banyodan sonra saçınızı taramak bir kabusa dönüşüyorsa o zaman Leave-in Treatment No.2’ye mutlaka bir şans verin.